ornek siir
AK SADECE ACI MI VERR? :(

turku tadinda, siir tadinda yasamak mumkun degil midir bu duyguyu? mumkundur
de biz mi beceremiyoruz-bilmiyoruz-ogrenmemisiz bunu?
kuslarin, bahar dallarinda sarki soylemesi gibi,
ciceklerin tomurcuklanmasi gibi,
bir bebenin kundakta aglamasi gibi,
siril siril caglamasi gibi bir irmagin, sogut dallari altindan,
minicik sercelerin kucuk su birikintilerinde, kirlangiclarin kumlarda
kanatlarini, goguslerini yikamalarindaki yasama sevinci gibi,
tarlada calisan rencberin alninda biriken toprakla karisik terin uyandirdigi
saygi gibi, bir hammalin, yaz sicaginda sirtina vurdugu agir yukun altinda
mirildandigi turku gibi,
dondurucu kis soguguna aldirmadan, bir simitci cocugun,ince montuna
burunerek caldigi islik gibi,
suyun ilkbaharda topraga yurumesi gibi,
yagmurdan sonraki toprak kokusu gibi,
recine kokusu gibi,
bir arinin cicek cicek, bin gayretle bal tasimasi gibi kovanina,
karincalarin minicik bedenlerine hic de uygun dusmeyen dag gibi yuklerini
yuvalarina tasiyarak hazirlanmalari gibi kisa,
ilk kez okula baslayacak cocuklarin renk renk onlukleriyle, kucuk
yureciklerinde biriktirdikleri heyecan dalgalariyla annelerinin elini skca
tutarak yollari, caddeleri, okul onlerini nese ve sevincle doldurmalari
gibi,
kendisine bir bayram arefesinde yeni bir elbise alinmis cocuk tadinda
yani...
pazarci, isportaci esnafinin bir mali bagiris-cagirislarla duyurma-satma
gayreti gibi,
baharda, cayir-cimenlerde ucurtma ucurtmak gibi,
dalindan erik, kiraz, visne toplamak gibi,
sabah kahvaltisini, serin bogaz ruzgarlarini yuzumuzde, tenimizde
hissederken, simit ve cayla ve martilarla yapmanin doyumsuz lezzeti gibi,
caddelerde, gurul gurul akan insan kalabaligindan yayilan enerji gibi,

son vapuru kacirmamak icin kosan insanin telasi gibi,
universite sinavinda istedigi bolumu kazanan ogrencinin, bu haberi aldigi
anda icinde duydugu o hafiflik, o bosluk duygusu gibi,
yasli insanlarin anlata anlata bitiremedikleri, uzerinden onca zaman
gecmesine karsin solmayan, askerlik anilarinin aciklanmasi zor buyusu gibi,
kartopu oynar gibi, kardanadam yapar gibi, karda yurumek gibi,
calilik ve dikenlik bir sonsuz ormanda yurumek gibi,
geceleyin, ayisiginda, bir kumsalda, bir basina yurumek gibi,
uzun ve gur yagmurlarda, ciplak ayaklarla, bir koyun tarlalarinda yurumek
gibi,
bir yaylada, gunes altinda, ucsuz bucaksiz cayirlarda, cicekler, cocuklar ve
hayvanlar arasinda yurumek gibi,
bir kestane dalindan ilk sapani yapan, bir yas kizilagac dalindan ilk
flutunu yapan cocugun yasadigi sevinc gibi......

yasamak gibi...
yasamak gibi...

sadece acimi verir ask insana?
sabahin ilk isiklariyla yollara rizkini aramaya cikan insan kalabaliklarinin
tevekkuluyle yasamak mumkun degil midir bu duyguyu?
mahmur mahmur yolarda bir kirinti bulabilme umuduyla gezinen bir kumrunun,
bir guvercinin kalbini odunc alamaz miyiz dersiniz?
bir annenin bebesini operkenki sevgisini odunc alamaz miyiz?
yumurtadan yeni cikmis, henuz gozleri bile acilmamis bir yavru kusa yem
tasiyip gagasinda, onu beslerken ki sevgisini istesek vermez mi bize bir
anne kus?
bir anne tavugun yavrularini kanatlari altina alip isittigindaki sevgisini
bir aska katmak icin istesek, ayip mi etmis oluruz acaba, ne dersiniz?
bir ramazan gecesinde, teravih namazina kosan insanlarin nesesine,
coskusuna, katamaz miyiz kendimizi?
inanamaz miyiz bir sevdaya, bir inanmis mumin kadar?
bir cocugu buyutur gibi emek veremez miyiz bir sevdaya, ne dersiniz?
bir kolenin efendisine besledigi sadakat kadar, sadik olamaz miyiz
birbirimize ve aska?

acilarimizi ufalayip ufalayip kirinti yapamaz miyiz kolay yutulsun diye?

sadece acilari mi artirir asklar?


 

 

 

Geri Dn